İlk gebeliğim 33 yaşında spontan oldu. Adet gecikmesinde test pozitif çıktı. 6. haftada kese vardı ama yolk sac henüz yok. 8. haftada kontrolde kalp atımı yok — büyümemiş. Missed abortus. D&C oldum. Ağlamadım o an, ama evde on beş gün hayatımdan çıktı sanki.
İkinci gebeliğim 9 ay sonra geldi. Bu kez 7. haftada kalp atışı vardı, mutluydum. 11. haftada rutin kontrol için gittik, kalp yavaşlamıştı (90 atım/dakika), büyüme geridydi. Bir hafta sonra kalp tamamen durdu. İkinci D&C. Bu sefer ağladım, çok ağladım.
Üçüncüsü 6 ay sonraydı. Biyokimyasal gebelik. Beta 42, 48 saatte 48'e çıktı (plateau). Bir hafta sonra adetle birlikte düştü.
Üç düşük. 35 yaş olmuştum. Eşimle birlikte bir "tekrarlayan gebelik kaybı" uzmanına yönlendirildik. Tarama paneli:
- Karyotip (her ikimiz): Normal
- Uterin değerlendirme: Histeroskopi ve 3D USG — küçük bir septum var, rezeksiyon yapıldı
- Tiroid: Anti-TPO pozitif (278 IU/mL!), TSH 3.2 (gebelik hedefi için yüksek)
- Antifosfolipid sendromu taraması: Lupus antikoagulan pozitif, iki kez doğrulandı
- Trombofili paneli: Protein S hafif düşük
- Vitamin D: 18 ng/mL (düşük)
- Glukoz toleransı: Normal
Sebepler yığınla çıktı. Septum düzeltildi, levotiroksin başlandı (TSH'yi 1.5'a çektik), D vitamini replasmanı, ve antifosfolipid için profilaktik plan hazırlandı: düşük doz aspirin (75 mg/gün) + düşük molekül ağırlıklı heparin (enoksaparin 40 mg/gün).
Sonraki gebeliği nasıl planlayalım? Spontane mi, IVF+PGT mi? Uzmanımız, "Tekrarlayan kayıplarınız çoğunlukla immünolojik-koagülasyon kökenli görünüyor. PGT-A mutlak değil, ama yaşınız ve psikolojik yükü düşünürsek, IVF+PGT-A bir seçenek" dedi.
Eşimle konuştuk. İki yönü de tartıştık. Sonunda IVF+PGT-A'yı seçtik. Sebep: Emosyonel güvence, "bu sefer her şey yerinde olacak" isteği.
IVF protokolü antagonist. 8 yumurta, 6 olgun, 5 döllenmiş, 4 blastokist. PGT-A: 2 ötploid, 1 mozaik, 1 anöploid. İki ötploidimiz vardı.
İlk transfer: 4AA ötploid. Gebelik öncesi başladım — aspirin + heparin, levotiroksin, D vitamini, progesteron, estradiol. 10 gün sonra beta: pozitif, 234.
Bu gebelik bana bir mucize gibi geldi. İlk 12 haftayı yoğun takip ile geçirdim — haftada 1-2 kez beta kontrolü, her 2 haftada ultrason. 6 hafta 4 günde kalp atışı duyuldu: 141 atım/dakika. Güçlü.
- hafta kontrolü — daha önce iki gebeliğimi kaybettiğim haftalar — ağır bir duyguydu. Klinik koltuğunda dururken nefesim daralıyordu. Doktor ekranı açtı. Bebek hareket ediyordu, kalp güçlü atıyordu. Gözlerim doldu. "Bu sefer olacak" dedi eşim, elimi tuttu.
Tüm gebelik süresince heparini kullandım (19. haftada aspirini bıraktım). Her sabah eve giderken enjeksiyon yapmak rutinim oldu. Rahatsızdı ama mucizemi koruyordu.
- haftada preeklampsi gelişti — antifosfolipid sendromlarında yaygın komplikasyon. Erkenden saptadık, kontrol altına aldık. 37 haftada sezaryen ile sağlıklı bir kız bebek doğdu — 2,840 gram.
Şimdi 4 aylık. Ben hâlâ bazen üç düşüğümü düşünüyorum. Her biri gerçek bir kayıptı. Ama bir şey daha öğrendim: tekrarlayan kayıplar, genellikle tarama ile bulunabilen bir neden işaret eder. Tarama yapılmayan hastaların aynı döngüye girmeleri, büyük acı.
Okuyuculara söylemek istediklerim:
- İki veya daha fazla kayıp sonrası mutlaka tarama yaptırın. Tek bir düşük tesadüfi olabilir, iki veya daha fazlası paternine işaret eder.
- Antifosfolipid sendromu altından çıkabilir. Lupus antikoagulan, antikardiyolipin antikorları, anti-beta2-glycoprotein — bu panel kritik.
- Profilaktik tedavi gerçekten fark yaratır. Benim için aspirin + heparin gebeliği kurtardı.
- Septum varsa tedavi edilebilir. Küçük bir cerrahi, büyük bir fark.
- Tiroid kontrolü kritik. Subklinik hipotiroidi bile düşük riskini artırır.
- Psikolojik destek alın. Üç düşüğüm boyunca psikologla görüştüm. Olmadan dayanamazdım.
Hayatımın en zor iki yılıydı o kayıp dönemi. Ama sonunda, taradık, bulduk, tedavi ettik. Şu an kucağımda uyuyan bebeğim her şeyin ispatı.