İçeriğe atla
Kıbrıs Tüp Bebek Rehberi

Kurgusal içerik: Bu hikaye genel bir örnektir ve gerçek kişi veya olaya atıf yapmamaktadır. Bilgi amaçlıdır.

K.

Kurgusal Deneyim

Kemoterapi Öncesi Sperm Dondurma: Bir Erkeğin Kaydı

"Yirmi dokuz yaşında lenfoma tanısı aldım. Kemoterapiye başlamadan önce sperm dondurma kararını nasıl verdim ve süreci nasıl yaşadım üzerine bir not."

K.T. 29 yaş
Kocaeli
Lenfoma tanısı sonrası kemoterapi öncesi sperm dondurma süreci ve fertilite koruma

Yirmi dokuz yaşındaydım. Evlenmemiştim ama yakın zamanda evlenmeyi düşündüğüm biri vardı. Normal bir haftaydı. Boynumda küçük bir şişlik hissettim. Aile hekimime gittim, sevk aldım, ultrason çektiler, biyopsi önerildi. Bir hafta sonra biyopsi sonucumu aldım: Hodgkin lenfoma. İkinci evre.

Onkologla ilk görüşmede her şey çok hızlı oldu. Tedavi protokolü belirlendi, takvim çizildi. Sonra onkolog bir duraksadı ve sordu: “Çocuğunuz var mı? İleride çocuk düşünüyor musunuz?” Başta soruyu tuhaf buldum çünkü o anda “yaşamaya” odaklıydım, “üremeye” değil. Ama cevabım netti: “İsterim.” O zaman bana fertilite koruma seçeneklerinden bahsetti. Kemoterapi bazı ilaçları nedeniyle sperm üretimine zarar verebilirdi, bazı hastalarda kalıcı kısırlık yapabilirdi. Tedaviden önce sperm dondurmak bir güvence olarak düşünülebilirdi.

Onkolog beni hızla bir üreme sağlığı merkezine yönlendirdi. Aradaki süre bir haftaydı. O bir hafta kafamda dolaşan çok şey oldu. Kanser kelimesini yeni duymuştum, daha oturmamıştım. Bir yandan da “ileride çocuk yapmak” diye bir başlık üzerinde düşünmem isteniyordu. Bu iki konuyu aynı anda taşımak garip bir histi.

Üreme sağlığı merkezinde genç bir doktor karşıladı beni. Durumumu biliyordu, onkolog ondan önce aramıştı. Sessiz bir sesle anlattı: İdeal olarak üç örnek toplayacaklardı, aralarında iki üç gün olacak şekilde. Her örnek dondurulup ayrı tüplerde saklanacaktı. İleride ihtiyaç olursa, partnerimle birlikte ICSI yöntemiyle IVF yapabilirdik. Örnek vermek için kliniğin özel bir odası vardı, orada yalnız bırakılıyordum, belli bir süre tanınıyordu. İlk kez kliniğe sperm vermeye gittiğimde içimde ne hissettiğimi tarif etmek kolay değil. Korku, utanç, bir de bu ikisinin üstünde bir zorunluluk hissi. Ben gitmek zorundaydım ve bu zorunluluk beni sakinleştirdi.

İlk örneğin parametreleri makul çıktı. Hacim yaklaşık üç mililitre, konsantrasyon kırk beş milyon civarı, hareketlilik yüzde elli civarında. İkinci ve üçüncü örneği de verdim. Aralarında iki gün vardı. Üçüncüsünden sonra doktor “size yeterli rezervimiz var” dedi.

O gün klinikten çıkarken içimde garip bir rahatlama vardı. Bir yandan hâlâ kemoterapiye başlayacaktım, bir yandan da gelecekteki baba olma ihtimalimi küçük cam şişelerde bir yerde saklamıştım. Bu paradoks bana bir güç verdi.

Kemoterapi başladı. Altı kür sürdü. Zor dönemlerim oldu. Saçlarım döküldü, mide bulantılarım oldu, birkaç kez hastaneye yatışım oldu. O süreçte partnerim yanımdaydı. Sperm dondurma konusunu ona tedaviden önce anlatmıştım. Ağladı, sonra bana “bu seni düşünen bir adamın kararı” dedi. Bu cümleyi unutmadım.

Tedavi bittikten altı ay sonra kontrol görüntülemem temizdi. Tam remisyon. Onkolog da üreme sağlığı doktoru da bana spermiyogramımın tedaviden nasıl etkilendiğini görmek için test önerdi. Beklentileri yüksek tutmamam gerektiğini söylediler. Test sonucumda konsantrasyon yüzde elli civarında düşmüştü, hareketlilik de geriye gitmişti. Doğal yoldan gebelik ihtimalim olabilir ama zor olabilirdi. İyi haber: Dondurulmuş örneklerim her zaman oradaydı.

İki yıl sonra evlendik. Bir yıl denedik, olmadı. Sonra eşimle birlikte üreme merkezine gittik. Dondurulmuş örneklerimi kullandık. İlk IVF siklusumuzda altı embriyo oldu, iki tanesi blastokist aşamasına ulaştı. Birini taze transfer ettik, birini donduruk. İlk transfer pozitif geldi. Bugün bir yaşında bir oğlumuz var.

Bu süreci yaşayan erkeklere söyleyebileceğim birkaç şey: Sperm dondurma süreci kısadır, bir hafta civarında halledilir. Ağrısız ve risksizdir. Maliyeti başlangıçta düşünmek zorunda kalabilirsiniz; bazı sigortalar bu hizmeti kapsamaya başladı, sormaya değer. Kliniğe gitmeden önce partnerinizle, aile hekiminizle veya onkologunuzla açık konuşun; karar yalnız vermek zorunda kalmayın. Ve kendinize karşı dürüst olun: Bu adım gelecek için bir güvencedir, bugün bir zorunluluk değil.

Kanser kelimesi duyulduğunda dünya duruyor, biliyorum. Ama dururken yapılacak bazı adımlar, duruş bittiğinde size yeni bir yol açabiliyor. Sperm dondurmak benim için o adımlardan biriydi. Oğluma bakınca, o bir hafta içinde verdiğim kararı unutmuyorum.

Kişisel deneyim

Bu yazı hasta deneyimidir; tedavi süreçleri, başarı oranları ve protokoller kişiden kişiye farklılık gösterir. Kişisel değerlendirme için bir sağlık uzmanına danışın.

Sorunuz mu var?

Siz de kendi durumunuzu sorun.

Editöryal kurul, kişisel sorularınızı 12 saat içinde ücretsiz yanıtlar.

Formu aç

GynoLife IVF International

Şimdi çevrimiçi

GynoLife IVF International

Merhaba! 👋 Tüp bebek süreci, maliyet ve tedavi seçenekleri hakkında sorularınızı hemen yanıtlayabiliriz.

şimdi ✓✓
Sohbete başla

Partner klinik · KVKK kapsamında yalnızca talebiniz için kullanılır