Çocukluğumda aşım vardı ama nedense kabakulak antikorlarım yeterli değilmiş. Yirmi iki yaşımda üniversitede son sınıftayken ateşli bir hastalık geçirdim. Boyun kökünde şişlik, yüksek ateş, kas ağrıları. İlk gün kabakulak dendi, ikinci gün testislerimde inanılmaz bir şişme ve ağrı başladı. Doktor bilateral orşit tanısı koydu. Antiviral ve antiinflamatuar ilaçlarla taburcu oldum. O dönemde doktor bana şunu söylemişti: gelecekte çocuk sahibi olmak istersen kontrole gel. Ben de o an hastalıktan kurtulmanın sevinciyle meseleyi unuttum.
Eşimle otuz dört yaşımda evlendik. İlk yıldan sonra doğal gebelik olmayınca endişelendik. Eşim otuz yaşında, AMH 3.2, sikluslar düzenli, tüpleri açık. Sıra bana geldi. Spermiyogramda azospermi çıktı: iki milyon sperm bile yoktu. Hormonlar kontrol edildi, FSH 28 geldi. Ürolog testis muayenesinde iki testisi de küçülmüş ve yumuşak buldu. Hikayemi dinledikten sonra "Kabakulak sonrası testiküler atrofi" dedi. Yani orşit dokuyu harap etmiş, spermatogenez büyük oranda bitmiş.
İlk duyduğumda dünya başıma yıkıldı. Eşime nasıl söyleyeceğim diye düşünüyordum. Akşam eve gittim, onunla konuştum, beni kucakladı. O an baba olmanın sperm ile değil, niyetle ilgili olduğunu anladım. Ama yine de denemek istedik. Ürolog bana mikro-TESE önerdi. Kabakulak sonrası orşitlerde bile bazı tubulların hâlâ aktif olabileceğini söyledi. Umudumuzu kestik ama denemeye değerdi.
Kıbrıs'ta bir merkez seçtik. Eşim stimülasyona başladı. Ben de mikro-TESE için hazırlandım. Genel anestezi altında iki saat süren operasyonda mikroskop altında testiküler doku tek tek tarandı. Embriyoloji ekibi iki testisten toplam on altı küçük parça aldı. Ameliyat sonrası iki gün ağrılıydım ama üçüncü gün embriyoloji koordinatörü arayıp müjdeyi verdi: bulundu. Belki elli tane gibi bir sayı, hepsi de kullanılabilir. Dondurduk.
Eşimin OPU gününde yedi yumurta toplandı, beşi olgundu, dört embriyo oluştu. İkisi blastosit oldu ve ikisi de donduruldu. İlk donmuş transferde beta negatif. İkinci transferde beta hCG 120 geldi ve bir süre takip ettik. On ikinci haftada bebeğimizin kalp atışını duyduğumda eşim kanepede yatıyordu, ben ağlayarak yanına gittim.
Oğlumuz şimdi üç aylık. Kabakulak aşısı tüm çocuklar için önemli. Ama bir hastalık geçirdikten sonra bile teknoloji sayesinde baba olabildim. Mikro-TESE'nin sıfıra yakın bir durumda bile nasıl farklı yaratabileceğini kendi gözümle gördüm.
Mikro-TESE süreci hakkında bilmek isteyenlere birkaç şey söylemeliyim. Operasyon genel anestezi altında yapılıyor ve iki ila dört saat sürebilir. Cerrahın deneyimi başarı oranını direkt etkiler; yüksek hacimli merkezleri tercih etmek önemli. Operasyon sonrası üç ila beş gün iş gücü kaybı yaşadım, ilk hafta ağır efor yasak. Pansuman ve antibiyotik tedavisi ile komplikasyon yaşamadım. Testiküler hacim azalabilir ve testosteron düzeyinde geçici düşüş görülebilir; ben de ilk üç ay hafif testosteron düşüklüğü yaşadım ama değerler normale döndü.
Maliyet ve zamanlama: mikro-TESE tek başına bir operasyon değil, eşin yumurta toplama günüyle eş zamanlı veya bir gün önce planlanır. Aksi takdirde sperm dondurma yapılır ve saklanır. Benim durumumda sperm bulunduktan sonra 2 sikluslık bir rezerv oluşturduk, her iki embriyo transferi için yeterli oldu. Bir tanıdığımın mikro-TESE'sinde sadece üç sperm bulunmuş ve hepsi taze kullanılmak zorunda kalınmıştı. Bu yüzden embriyoloji ekibinin deneyimi kritik.
Ailelere kabakulak aşısı hakkında yeniden vurgulamak isterim. Türkiye'de KKK (kızamık, kızamıkçık, kabakulak) aşısı uygulanıyor ve iki doz halinde. Bazı aileler aşı karşıtı olabiliyor ama kabakulak sonrası testiküler atrofi gibi bir sonuç, ileride ciddi infertilite problemi demektir. Çocuklarınızın aşılarını tamamlayın.