Banyo yaparken memenin sol üstünde bir yumruyu hissettim. Eşime söylemeden önce iki hafta kendime yalan söyledim. Sonunda doktora gittim. Ultrason, mamografi, biyopsi, tümü bir hafta içinde tamamlandı. Sonuç: triple negatif meme kanseri, evre II. Yirmi dokuz yaşındaydım. Henüz evli bile değildim. Onkolog bana tedavi planını anlatırken şunu duydum: sekiz siklus kemoterapi, muhtemelen radyoterapi, sonrasında cerrahi. Kafamda tek bir şey vardı: ya anne olamazsam?
Onkolog konusunda şanslıydım. Tedavi planına başlamadan önce bir jinekolog-onkofertilite uzmanına sevk etti. O hafta Perşembe muayene oldum, jinekolog hemen konsey topladı. Onkolojik tedavinin on gün ertelenip ertelenemeyeceği konuşuldu. Evet, on gün erteleme tıbbi olarak kabul edilebilirdi. Yumurta dondurma kararı o anda verildi.
Tümör östrojen negatifti yani meme kanserinin hormonlara duyarlı tipi değildi. Klasik gonadotropin stimülasyonu riskli değildi ama yine de letrozol eklendi. Letrozol aromataz enzimini bloke ediyor ve östrojen yükselişini azaltıyor. Böylece stimülasyon sırasında östrojenin kansere etkisi minimize edilmiş oldu.
Random start protokolü kullandık. Yani adet dönemimi beklemeden o gün stimülasyona başladım. Adetin neresinde olduğumdan bağımsız olarak. Bu tip kanser hastalarında hızlı davranmak gerek. On günlük stimülasyon sonunda OPU yapıldı ve on sekiz yumurta toplandı, on dördü olgundu. Hepsi vitrifikasyonla donduruldu.
OPU'dan üç gün sonra kemoterapime başladım. Sekiz siklus boyunca saçlarım döküldü, bulantı, yorgunluk, her şeyi yaşadım. Ama o süreçte beni ayakta tutan şey dondurulmuş yumurtalarımdı. İyileşeceğimi, bir gün anne olacağımı biliyordum.
Tedavi biteli iki buçuk yıl oldu, onkolog beni her altı ayda bir izliyor ve temizim. Erken menopoza girdim, yumurtalık fonksiyonum geri dönmedi. Geçen yıl hayatımdaki erkekle evlendim ve onunla birlikte yumurtalarımı kullanmaya karar verdik.
İlk çözme işleminde on yumurtadan dokuzu sağ çıktı, yedisi ICSI ile döllendi, beşi blastosit oldu. PGT-A'da üçü öploid, ikisi anöploidi. İlk embriyo transferinde beta hCG 290 geldi. Şu anda yirmi bir haftalık hamileyim ve detaylı ultrasonlar çok iyi gidiyor. Kemoterapi sonrası gebeliklerde yüksek riskli takip gerekebiliyor, doktorum tansiyonumu ve kalp fonksiyonumu özellikle izliyor.
Kanser tanısı aldığınızda birinci sorunuz tabii ki hayatta kalmak. Ama aynı zamanda size dört gün zaman verildiğinde onkofertilite görüşmesine gidin. Triple negatif bile olsa, lösemi bile olsa, seçenekler var. Letrozol, random start protokol, yumurta dondurma hepsi mümkün. Bu dondurulmuş yumurtalar bana gelecek verdi.
Sürecin finansal tarafı: onkofertilite Türkiye'de bazı durumlarda sigortadan karşılanabiliyor ama benim özel sağlık sigortam karşılamadı. Onkoloji hastaları için özel indirimler yapan bir klinik bulduk, toplam yumurta dondurma süreci yaklaşık 45 bin liraya mal oldu. Bazı sivil toplum kuruluşları onkofertilite hastalarına mali destek veriyor, araştırmaya değer. İstanbul'da bir vakıf meme kanseri hastalarına yumurta dondurma bursu veriyor, ben de başvurdum ama bekleme listesindeydim ve tedavime o kadar zamanım yoktu.
Kemoterapi sırasında yaşadıklarım: sekiz siklus AC-T protokolü uygulandı. Ağır bir protokol. Saç dökülmesi en görünür yan etkiydi ama daha kötüsü eklem ağrıları ve kronik yorgunluktu. Zincopeg enjeksiyonları nötrofil düzeyimi korumak için yapıldı. Kemo sırasında ovaryal supresyon için ayrıca GnRH agonist (Lucrin) kullanıldı, bu yumurtalıkları uyutarak kemoterapinin over hasarını azaltmak için. Bu GnRH agonist tedavisi eliptik bir tartışma konusu, etkinliği net değil ama ek bir koruma olarak yapıldı.
Psikolojik yön: kanser tanısından anne olmaya giden yol uzun ve katmanlıydı. Sadece tedavinin fiziksel etkileri değil, kimliğinizin üç boyutuyla uğraşıyorsunuz: hasta, kadın, anne adayı. Onkopsikolog ile düzenli görüşmelerim hayati önemde oldu. Eşim (şimdi kocam) o süreçte yanımdaydı, hem hasta bakımına katkıda bulundu hem de duygusal destek verdi. Kendini suçlamama yol açan düşüncelerim oldu: "Erken fark etmedim," "Yaşam tarzım sağlıksızdı". Hiçbirinin gerçek olmadığını psikoloğum zamanla anlattı.
Yeni hastalara: onkofertilite seçeneklerini tanı aldıktan sonra 72 saat içinde tartışmalısınız. Bu çok hızlı ama gerekli. Onkoloğunuzdan bu konuşmayı talep edin.