İlk seyahatim otuz yedi yaşımda oldu. Trabzon'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Ercan'a uçtuk. On iki gün Kıbrıs'ta kaldık. Stimülasyona başladım, sekiz yumurta toplandı, dört embriyo oluştu, iki blastosit transfer edildi. Beta negatif geldi. Eve dönerken uçakta eşime "başaramayacağız galiba" dedim. O sırada büyük bir umutsuzluk hissediyordum.
Altı ay dinlendim, vücudumu hazırladım. İkinci seyahat: bu kez mini-IVF protokolü denendi. Düşük doz stimülasyon ile üç yumurta toplandı, iki embriyo oluştu ve tek taze transfer yapıldı. Yine negatif. İkinci negatifti bir kırılma yaşadım, iki hafta depresyonu andıran bir dönem geçirdim.
Psikolog desteği aldım, eşim yanımdaydı. Doktorumuzla videolu bir görüşme yaptık. Bu sefer tetkikleri derinleştirdik: tekrarlayan implantasyon başarısızlığı (RIF) panelimi istedi. Histeroskopi yapıldı, küçük bir endometriyal polip bulundu ve çıkarıldı. ERA (endometrial reseptivite analizi) yapıldı ve receptif pencerem normalin bir gün geç olduğu belirlendi. Bağışıklık paneli istendi, NK hücre oranım yüksek çıktı.
Üçüncü seyahat: bu sefer PGT-A yapıldık. Yedi yumurta, beş embriyo, üç blastosit. Sadece biri öploid çıktı. Taşıma için öploid blastosit donduruldu. Aynı siklusta transfer yapmadık, freeze-all uyguladık.
Dördüncü seyahat ve transfer: ERA sonucuna göre progesteronu bir gün daha uzun süre aldım. NK yüksekliği için transferden iki hafta önce intralipit infüzyonu yapıldı. Düşük doz kortikosteroid (prednol) başlandı. Transfer günü endometriyumum 9 mm, üç katlı görüntüdeydi. Tek öploid blastosit aktarıldı.
On iki gün sonra beta hCG 165 geldi. Kendimden emin olmak için iki gün sonra tekrar baktım, 410. Güzel ikiye katlama. Şu anda oğlum on bir aylık.
Dört seyahatin toplam maliyeti, uçak, konaklama, tedavi, ilaçlar, ekstra testler (PGT-A, ERA, immunolojik panel, histeroskopi) hepsiyle birlikte yaklaşık 420 bin lira tuttu. Finansal olarak ciddi bir yük olduğu için aileden destek aldık, iki yıl birikim yaptık ve bir kısmı için kredi kullandık.
Tekrarlayan başarısızlık yaşayan çiftlere şunları söylemek isterim: her negatif sonrası sadece tekrar etmek yeterli değil. Başarısızlığın sebebini araştırmak lazım. Yumurta kalitesi mi? Embriyo kromozomal olarak normal mi? Uterin faktör mü? Bağışıklık mı? Cevap ne ise ona yönelik müdahale gerekir. Ben dördüncü denemede kazandığım alçakgönüllülüğü ve bilgelikleri kaybetmeden, üç denemenin bana öğrettiği şeyleri özümsedim. Dört seyahat, iki yıl, yüzlerce iğne ve sonunda bir oğul. Her şeye değerdi.
ERA testi hakkında detay: endometriyal reseptivite analizi, rahim iç zarından alınan küçük bir biyopsi örneği ile yapılıyor. Örnek, ileri nesil sekanslama ile 238 gen ifadesine bakarak "receptif", "pre-receptif" veya "post-receptif" olarak sınıflandırılıyor. Yani rahim embriyo implantasyonuna ne zaman en hazır? Standart protokolde progesteronun beşinci gününde transfer yapılırken, ERA sonucuma göre benim için altıncı gün daha uygundu. Bu kişiselleştirme küçük ama kritik bir fark yarattı.
NK hücreleri ve intralipit: uterin NK hücreleri yüksek olanlarda intralipit infüzyonu (soya yağı, gliserol ve yumurta fosfolipidinden oluşan IV emülsiyon) bir modülasyon aracı olarak kullanılabilir. Literatürde tartışmalı ama bazı serilerde yararlı. Ben iki hafta arayla iki doz aldım, transferden bir hafta önce ve gebeliğin dördüncü haftasında. Yan etki olarak sadece infüzyon sırasında hafif baş dönmesi yaşadım.
Protokol değişiklikleri ile yaklaştığımız nokta: her IVF döngüsünde tek bir değişken değişirse öğrenmek daha kolay. Bizde birinci ve ikinci IVF'te protokol değiştirildi ama sorun bulunmadı. Üçüncü IVF'te histeroskopi, PGT-A ve ERA eklendi. Dördüncü IVF'te immunolojik müdahale eklendi. Her döngü bize yeni bir bilgi verdi. Sabırlı olmak ve sistemli ilerlemek önemli.
Maddi boyut ve planlama: dört seyahat, toplamda 420 bin lira. Aile desteği olmasa bu mümkün değildi. Özellikle uzun vadeli IVF planlıyorsanız bir bütçe planı yapın. Hangi testlerin gerekli olduğu, hangilerinin bir doktor sonrası yapılabileceği, öncelikler neler... Klinik değiştirdiğiniz zamanda testleri tekrar ettirmek mali yük olabiliyor. Ben dört seyahatte de aynı klinikte kaldım, bu sayede test sonuçlarım arşivlendi, tekrar etmek zorunda kalmadım.