İçeriğe atla
Kıbrıs Tüp Bebek Rehberi

Kurgusal içerik: Bu hikaye genel bir örnektir ve gerçek kişi veya olaya atıf yapmamaktadır. Bilgi amaçlıdır.

Z.

Kurgusal Deneyim

Taşıyıcı Olduğumuzu Öğrendiğimizde: PGT-M ile Yolculuğumuz

"Evlilik öncesi rutin kan testinde ikimizin de beta talasemi taşıyıcısı olduğumuzu öğrendik. PGT-M ile geçirdiğimiz süreci, beklentilerimizi ve etik olarak içimizden geçenleri paylaşıyorum."

Z.K. 31 yaş
Adana
Beta talasemi taşıyıcılığı ve PGT-M ile embriyo seçimi süreci

Evlilik öncesi kan testi sırasıydı. Doktor sonuçları yorumlarken “ikiniz de beta talasemi taşıyıcısısınız” dedi. O an masada oturan iki genç insandık, önümüzde bir form, arkamızda hayaller. Bir süre hiçbir şey anlamadım. Sonra tablolar, yüzdeler, istatistikler geldi: her gebelikte yaklaşık yüzde yirmi beş ihtimalle bebeğin hasta doğabileceğini öğrendik. Yüzde yüz taşıyıcı, yüzde yirmi beş sağlam, yüzde yirmi beş hasta. Bu matematik üç cümle kadar kısa ama içimize üç kitap kadar ağır oturdu.

Başta düşünmedik bile. Belki şansımıza güvenir, doğal yoldan denerdik. Ama ailemizde benzeri bir tanı yaşayan bir çift vardı, onların çocukları düzenli kan transfüzyonu ile büyüyordu. Onların hikâyesi bizim için bir ayna oldu. Oturduk, konuştuk, bazen tartıştık. Sonunda tüp bebek sürecine girip embriyolarda genetik tarama yaptırma kararı aldık. Doktorumuzun adını koyduğu şey PGT-M'di; yani tek gen hastalığı için preimplantasyon genetik tanı.

Süreç benim hayal ettiğimden daha uzundu. Önce ailemizdeki akrabaların DNA örnekleri istendi çünkü laboratuvarın bizim özel mutasyonumuza göre bir “prob” geliştirmesi gerekiyormuş. Kayınvalidemden, anneannemden numune aldık. Onlara neden istediğimizi anlatırken yüzlerindeki şaşkınlığı unutamam. Kimse bizi sorgulamadı ama “yeni zamanlar gerçekten başka” dedi kayınvalidem, saçını düzeltirken.

Stimülasyon dönemi benim için zor değildi. Zor olan bekleyişti. Yumurta toplamanın ardından embriyolar beşinci güne kadar takip edildi, sonra biyopsi alındı. Biyopsi kelimesini duyduğumda bir an ürpermiştim; embriyodan nasıl parça alınırmış? Embriyoloğumuz sakin bir sesle açıkladı: blastokist aşamasında, henüz bebeğe dönüşmeyecek olan trofektoderm tabakasından birkaç hücre alındığını söyledi. Bu bilgi içimi biraz rahatlattı ama yine de “parça alınıyor” hissi günlerce aklımdan çıkmadı.

Sonuçları beklediğimiz üç hafta, hayatımın en sessiz üç haftasıydı. Eşimle birbirimize soru sormamaya çalışıyorduk ama sofrada, arabada, yatakta aynı cümle havada kalıyordu: acaba. Yedi embriyomuz vardı. Laboratuvardan gelen rapor şöyleydi: ikisi hasta, üçü taşıyıcı, ikisi tamamen sağlam. Hasta çıkan embriyolar için o an yaşadığım duyguyu tarif etmek zor. Rahatlama değildi, üzüntü de değildi. Daha çok, bir eşiğin hemen kenarında durup aşağıya bakmak gibiydi.

Doktorumuzla oturup konuştuk. Taşıyıcı embriyoları da transfer edebileceğimizi, çünkü onların bizimle aynı durumda olacağını, sağlıklı bir yaşam süreceklerini söyledi. Ama biz iki tam sağlam embriyomuzdan birini seçtik ilk transfer için. Bu karar benim için kolay olmadı. Taşıyıcı embriyolara dair bir sevgiyle suçluluk karışımı hissettim. Onları hiç görmedim ama vardılar.

Transfer günü sessiz geçti. Eşim elimi tuttu, ben tavana baktım. İki hafta sonra beta sonucumuz pozitif geldi. Sonraki haftalarda amniyosentez yapmadık; PGT-M sonuçlarına güveniyorduk ama doktor doğrulama amaçlı NIPT önerdi, onu yaptırdık. Rapor temiz geldi.

Bugün kızımız üç aylık. Taşıyıcı değil, tam sağlam. Onun genetik tablosuna bakarken aklıma hâlâ laboratuvardaki o diğer embriyolar geliyor. Onlara dair bir dua ediyorum kendi içimde. Bilim bize bir seçim hakkı verdi ama seçim hakkı, seçmek zorunda olmanın ağırlığını da beraberinde getirdi.

Benzer süreçten geçecek çiftlere söyleyeceğim tek bir şey yok. Bir sürü şey var. Ama en önemlisi şu: Karar verirken kendinize zaman tanıyın. Çevrenizin “şunu yap, bunu yapma” cümlelerinden uzaklaşın. Bir genetik danışman bulun; bu uzmanlar sadece bilimsel bilgi vermiyor, karar alma süreçlerinde yol da gösteriyor. Biz ikimiz de bu yolda çok yalnız kaldığımız anlar oldu; ama bir genetik danışmanla oturduğumuz iki saat, aylarca süren kafa karışıklığımızı bir nebze olsun dindirdi. Ne kararı alırsanız alın, kendinize karşı yumuşak olun.

Kişisel deneyim

Bu yazı hasta deneyimidir; tedavi süreçleri, başarı oranları ve protokoller kişiden kişiye farklılık gösterir. Kişisel değerlendirme için bir sağlık uzmanına danışın.

Sorunuz mu var?

Siz de kendi durumunuzu sorun.

Editöryal kurul, kişisel sorularınızı 12 saat içinde ücretsiz yanıtlar.

Formu aç

GynoLife IVF International

Şimdi çevrimiçi

GynoLife IVF International

Merhaba! 👋 Tüp bebek süreci, maliyet ve tedavi seçenekleri hakkında sorularınızı hemen yanıtlayabiliriz.

şimdi ✓✓
Sohbete başla

Partner klinik · KVKK kapsamında yalnızca talebiniz için kullanılır