İçeriğe atla
Kıbrıs Tüp Bebek Rehberi

Kurgusal içerik: Bu hikaye genel bir örnektir ve gerçek kişi veya olaya atıf yapmamaktadır. Bilgi amaçlıdır.

O.

Kurgusal Deneyim

Sıfır Spermden Babalığa: Mikro-TESE Hikayem

"Otuz iki yaşımda 'sperminizde hiç hücre yok' cümlesini duydum. Üç yıl sonra mikro-TESE ile baba oldum. Erkek olarak bu yolculuğu anlatmak istiyorum."

O.K. 36 yaş
Mersin
Erkek faktör infertilite, azospermi ve mikro-TESE deneyimi

Adım Onur, otuz altı yaşındayım, Mersin'de gümrük müşaviriyim. Eşim Selin ile altı yıllık evliyiz. Evlendikten iki yıl sonra çocuk denemeye başladık. Bir yıl olmayınca doktora gittik. Selin'in tüm tetkikleri normaldi. Sıra bana geldi.

İlk spermiyogram sonucumda 'Hiç sperm hücresi gözlenmedi' yazıyordu. Doktor bana 'Lütfen tekrar deneyin, bazen geçici sebepleri olabiliyor,' dedi. İki ay sonra ikinci test, yine sıfır. Üçüncü test, yine sıfır. Tanım kondu: Azospermi. Yani semende hiç sperm hücresi olmaması.

O sözleri duyduğumda dünya başıma yıkıldı. Otuz iki yaşındaydım. Hayatımda sigara hiç içmemiştim, alkol az kullanıyordum, sporcu sayılırdım. Ne olmuştu da spermlerim yoktu? Doktor 'Hormon profilinize bakalım, genetik testlere bakalım, bir nedeni vardır,' dedi.

FSH değerim yüksek, testosteronum biraz düşüktü. Genetik testlerde Y kromozomu mikrodelesyonu çıkmadı, klinefelter da yoktu. Doktor 'İdiyopatik azospermi,' dedi. Yani sebebi bilinmiyor. 'Ama umut var,' dedi. 'Mikro-TESE diye bir cerrahi var, testislerden direkt sperm aramak için. Sizde yüzde otuz-kırk başarı şansı olabilir.'

Mikro-TESE'ye karar vermek kolay değildi. Cerrahi bir prosedür, anestezi var, testislerime mikroskop altında inecekler ve sperm arayacaklardı. Bulurlarsa eşim ICSI ile döllenecek. Bulamazlarsa, donor sperm ya da evlat edinme yoluna gitmek zorundaydık. Donor sperm konusu beni içten içe yıpratıyordu. Çocuğumun benim genetiğimden olmaması fikri çok ağırdı.

Bu süreci eşimle saatlerce konuştuk. Selin bana 'Hangi karar olursa olsun ben yanındayım. Çocuğumuz seninle benim olacak, biyolojik olsun olmasın,' dedi. Onun bu cümlesi bana güç verdi.

Mikro-TESE öncesi üç ay hormonal hazırlık yaptık. Klomifen sitrat ve hCG iğneleriyle testosteronumu yükseltmeye, sperm üretimini canlandırmaya çalıştık. Sonra cerrahi planı yapıldı. Aynı gün eşim de yumurta toplama yapacaktı, koordineli bir ameliyat olacaktı.

O sabah kliniğe ikimiz birlikte geldik. Selin trigger iğnesini iki gün önce yapmıştı, OPU saati gelmişti. Ben de mikro-TESE için anesteziye girecektim. Operasyon odasına girerken bana 'Eşinizden sperm bulursak, sizin yumurtalarınızla ICSI yapacağız. Bulamazsak donor sperm seçeneği var,' dediler. Selin'in elimi tuttuğunu hatırlıyorum.

Anesteziden uyandığımda yanımda Selin yoktu, o yumurta toplamaya almışlardı. Doktor yanıma geldi, 'Onur Bey, müjdemiz var. Sol testisten az sayıda da olsa hareketli sperm bulduk. Yumurtalarınızla ICSI yapılacak,' dedi. O kelimeyi duyduğumda gözlerimden yaşlar boşaldı. Anestezi sersemliğinin de etkisiydi belki, ama aslında üç yıllık birikmiş bir umutsuzluğun çözülmesiydi.

Selin aynı gün öğleden sonra yumurta toplamadan çıktı. Sekiz yumurta alınmış, beşi olgun. Benim spermimle döllendi, beşinden üçü embriyo oldu, ikisi blastosist oldu. Beşinci gün bir blastosist transfer edildi.

İki haftalık bekleme sürecinde ikimiz de kendimizden geçtik. Beta sonucum 256'yla pozitif çıktı. Şu an oğlum Mete sekiz aylık. Kucağımda her tutuşumda 'sen benim spermimden geldin, üç yıl arandın,' diyorum içimden.

Erkek faktörü ile ilgili yaşadığım deneyimden çıkardığım bazı dersler şunlar. Birincisi, erkek olarak infertilite yaşamak çok az konuşulan bir tabudur. Kadınlar birbirlerine derdini açar, erkekler genellikle utanır, sessizleşir. Ben kimseye söyleyemedim üç yıl boyunca, sadece eşim biliyordu. Erkek arkadaşlarıma 'Çocuğumuz olmuyor' diyemedim, çünkü onların kafasında 'erkeklik' meselesi vardı. Bu çok yıpratıcıydı. Şimdi bu yazıyı yazıyorum çünkü başka erkeklere ulaşsın istiyorum.

İkincisi, azospermi tanısı konduğunda mikro-TESE'yi mutlaka değerlendirin. Bazı doktorlar hızlıca donor sperme yönlendirir, oysa mikro-TESE pek çok azospermik erkek için bir umut kapısıdır. Yüzde otuz-kırk başarı oranı küçümsenecek değil. Ben bu fırsatı yakaladım.

Üçüncüsü, eşinizle açık konuşun. Selin bana 'Hangi karar olursa olsun yanındayım' demeseydi, bu süreci taşıyamazdım. Erkek bir yandan onurunu, bir yandan baba olma hayalini sorguluyor. Eşinizin 'Sen yetersizsin' demesinden korkuyor. Açık konuşmak bu korkuyu eritir.

Dördüncüsü, hormonal hazırlığa zaman ayırın. Üç ay öncesinden klomifen ve hCG ile testosterontunuzu yükseltmek, mikro-TESE başarı şansını artırıyor. Bunu birçok klinik atlamıyor.

Beşincisi, başarısız olursa donor sperm konusu var. Ben donor sperme gitmek zorunda kalmadım, ama eşimle 'Eğer mikro-TESE başarısız olursa donor sperm kabul ediyoruz,' diye konuşmuştuk. Bu kararı önceden almak, ameliyatın sonucunu beklerken zihni rahatlatıyor.

Altıncısı, erkek olarak destek almaktan utanmayın. Ben üç yıl sonra bir psikoloğa gittim. 'Erkeklik' ve 'infertilite' kavramlarının kafamda nasıl çatıştığını çözmem gerekiyordu. Bir erkek psikoloğla konuşmak benim için kurtarıcıydı.

Sıfır spermden babaya giden yolun üç yıl sürdüğü bu hikaye, başka erkeklere bir kapı olabilir. Mete'nin gözleri benim gözlerim, kahkahası eşiminki gibi. O bizim mucizemiz değil, tıbbın ve sabrın eseri.

Kişisel deneyim

Bu yazı hasta deneyimidir; tedavi süreçleri, başarı oranları ve protokoller kişiden kişiye farklılık gösterir. Kişisel değerlendirme için bir sağlık uzmanına danışın.

Sorunuz mu var?

Siz de kendi durumunuzu sorun.

Editöryal kurul, kişisel sorularınızı 12 saat içinde ücretsiz yanıtlar.

Formu aç

GynoLife IVF International

Şimdi çevrimiçi

GynoLife IVF International

Merhaba! 👋 Tüp bebek süreci, maliyet ve tedavi seçenekleri hakkında sorularınızı hemen yanıtlayabiliriz.

şimdi ✓✓
Sohbete başla

Partner klinik · KVKK kapsamında yalnızca talebiniz için kullanılır